Follow Erkan Arkuttan Güncel Yazılar on WordPress.com

Ernest Rutherford


Ernest_Rutherford

Ernest Rutherford 1871-1937 yılları arasında yaşamış olan Yeni Zelandalı nükleer fizikçi ve kimyagerdir.

Lise ve üniversiteyi burslu okudu. Üniversiteden mezun olduktan sonra da bir yıl daha okulda çalışmalarına devam etti. Bu süre içerisinde demirin yüksek frekanslı manyetik alanlardaki mıknatıslanma özellikleri üzerine araştırmalar yaptı. O dönem elektromanyetik dalgalar yeni keşfedildiği halde onları algılayabilen bir dedektör yaptı.

Daha sonra Cambridge Üniversitesine geçti. J. J. Thomson ile çalışmalar yapmaya başladı. Eletromanyetik üzerine çalışmalarına devam etti. Dalgaları 3 kilometre uzaklıktan gönderip alma konusunda başarılı oldu.

Aynı yıl W. C. Roentgen X ışınlarını buldu ve Rutherford hemen bu konuya yöneldi. X ışınlarının gazlar içerisinden geçerken iyonlaşmaya sebep olduğunu, yani çok fazla eksi ve artı elektrik yüklü parçacıkların ortaya çıkmasına sebep olduğunu ve bu parçacıkların yeniden birleşerek nötr atım oluştuğunu buldu. Kolay iyonlaşabilen fakat soğurabilen ışınlara alfa ışınları, daha zor iyonlaşan fakat grim kuvveti yükske ışınlara beta ışınları ismini verdi.

Bundan sonraki üç yıl içerisinde Radyoaktiflik fiziniğini ortaya çıkardı. (Radyoaktiflik: Bir elementin atomlarının üzerinde bir bir uygulama yapmadan başka bir elementin atomlarına dönüşmesi) Böylece o güne kadar bilimadamları tarafından bilinen maddenin değişmezliği kavramı sona ermiş oldu.

Bu çalışma üzerine Rutherfor Royal Society üyeliğine alındı. Ertesi yıl Ruhtherford ödülü isimli bir ödül başlatıldı.

Rutherford Alfa ışınları üzerinde araştırmalara devam etti ve bu ışınların artı yüklü parçacıklardan oluştuğu sonucuna vardı. Bunun yaı sıra bu parçacıkların hızını ve kütlesi üzerindeki elektrik yükünü ölçmeyi başardı.

En büyük çalışması ise ilk defa gerçek manada oluşturulmuş olan Atom Modeli oldu.

Alfa parçacıklarının oldukça inceltilmiş altın levhalardan geçişi konusunda araştırmalara başladı. Alfa artı yüklü olduğundan levhadan geçiş sırasında metal atolarındaki artı yüklerin etkisi ile sapmaya uğrayacağını fakat parçacığın kütlesi büyük olduğundan sapmaların çok küçük olacağını düşünüyordu. Düşündüğü gibi yapılan deneyler sonucu alfa parçacıkları genel olarak çok küçük sapmalar gösterdi fakat büyük açılarla sapan parçacıklar da olduğunu farketti. Hatta arada bir parçacığın hareket yönünü değiştirip geri döndüğünü gözledi. Böyle büyük bir alfa parçacığını bu kadar saptırması için atomdaki tüm artı yüklerin ve kütlenin çok küçük bir hacimde yoğunluş olması gerekiyordu. Bunun sonucunda atomun içerisinin aslında çoğunluk olarak boşluk (hiçlik) olduğunu keşfetti. Buna Rutherford Atom Modeli denmektedir. (Bir süre sonra Niehls Bohr atom hakkında çok daha hayret verici bilgilere ulaştı. Daha sonraki yazılarda bunu da anlatacağım)

Bu çalışmalardan sonra Nobel Kimya ödülü aldı. Ardından Copley Madalyası aldı ve daha sonra bu kurumun başkanı oldu.

ErkanArkut/milliyet
blogblog.milliyet.com.tr
Bir firmada CEO olarak çalışmaktayım. Sizinle hobilerimi, düşüncelerimi, izlediğim filmleri, tattığım yemekleri ve okuduğum kitapları ve günlük konuları paylaşacağım.

Reklamlar


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s