Follow Erkan Arkuttan Güncel Yazılar on WordPress.com

Hayvanlardaki muhteşem kamuflaj, seyredin

images

 

İşte yaprak taklidi yapan bir böcek!


Yılan taklidi yapan yılanbaşlı tırtıllar, hasar görünümü verilmiş ve detaylarla süslenmiş yaprak şeklindeki böcekler, kendisini avlamaya çalışan canlıları korkutmak için yaratılmış sahte gözler, kurumuş bir yaprağı andıran kelebekler, denizin karanlıklarında tıpkı bir su yosununa benzeyen ahtapotlar, kendi vücudu ile aynı desenlere sahip mercanların arasına saklanan denizatları… İşte bunlar doğada yaşanan muhteşem kamuflaj örneklerinden yalnızca birkaç tanesi. Önce sizin için video sayfama eklediğim videoyu seyretmenizi rica ediyorum. Bu linkten seyredebilirsiniz: 

http://video.mynet.com/erkanarkut/Hayvanlarda-muhtesem-kamuflaj/1135884 

Hayvanlardaki bu muhteşem özellikler gerçekten de düşündüğümde beni çok etkiliyor, çünkü bütün bunların bir tesadüf eseri oluşamayacağı çok açık. Bir kelebek kendi kanatlarını göremezken, kanatlarında onu korumak için yaratılan kocaman gözlerden haberi bile yokken bunların mutasyonla ve tesadüflerle meydana geldiğini söylemek sadece gülünçtür. Doğadaki bütün canlılar bulundukları ortama tam uyum sağlayacak, avlanacak, yavrularını besleyecek şekilde yaratılmışlardır. Bakın evrimciler de bu gerçeği bunu nasıl itiraf ediyorlar: 

J. Hawkes: Kuşları, balıkları, çiçekleri vb. göz kamaştırıcı güzelliği salt doğal seleksiyona borçlu olduğumuza inanmakta güçlük çekiyorum. Dahası, insan bilinci öyle bir düzeneğin ürünü olabilir mi? Nasıl olur da tüm uygarlık nimetlerinin yaratıcısı olan insan beyni; Sokrates, Leonardo da Vinci, Shakespeare, Newton ve Einstein gibileri ölümsüzleştiren yaratıcılık “yaşam savaşımı” denen orman yasasının bize bir armağanı olsun? 1 

1. J. Hawkes, “Nine Tentalizing Mysteries Of Nature, ” New York Times, no.33, 1957 

Reklamlar

21. yüzyılda evrim ve bilimi bağdaştırmak mümkün mü, seyredin

darwinin sonu

Oldukça iyi biliyorum ki, spekülasyonlarım meşru bilimin sınırlarının oldukça ilerisine uzanmıştır.


21. yüzyılda mikrobiyoloji alanında yaşanan gelişmelere baktığımızda aklımıza gelen “bilimsel veriler ışığında evrim teorisine inanmak artık mümkün mü?” sorusu akla geliyor. Darwin teorisini 1859 yılında yayınlamış olduğu Türlerin Kökeni isimli kitabında açıkladı. Bildiğiniz gibi Darwin’e göre tüm canlılık ortak bir atadan gelmekteydi ve canlı türleri küçük değişimlerle birbirinden evrimleşmişlerdi. Örneğin beslenebilmek için ön kollarını kullanan dinazorlar zamanla kanatlanıp uçmuşlar, ya da suda balık avlayan ayılar zaman içinde tonlarca ağırlığında balinaya dönüşmüşlerdi! Oysa bu hem akla ve mantığa hem de bilime aykırı bir iddiaydı.

Darwin’in döneminde yaşayan insanlar bilim DNA’yı ve hücreyi keşfetmediği için ve yaratılışı ispat eden milyonlarca fosil bulunmadığı için bu teoriyi hemen benimsediler. Fakat günümüzde bilim çok ilerledi ama asıl mikrobiyoloji alanında yaşanan gelişmeler ve yaratılışı ispat eden milyonlarca fosilin bulunması evrim teroisinin sonunu getirdi.

Şimdi sizin için video sayfama eklediğim videoyu seyretmenizi rica ediyorum. Bu videoyu seyrettiğinizde evrim teorisinin bilimsel verilerle nasıl çürütüldüğünü sizde göreceksiniz.

Bu linkten izleyebilirsiniz:

http://video.mynet.com/erkanarkut/Evrim-bilim-degildir/1133788